Nereye gidiyoruz!


Gün be gün dünya dört bir koldan bizi sarmalarken, kapitalizm hayat tarzı olurken, her türlü hevesin zirvesini insanlık yaşarken bir anda frene basar gibi herkes durdu. LEYLA  ve EYLÜL kelimeleri dillerden düşmez oldu. Ne oluyoruz sorusunu sorar oldu.

Sahi ne oluyoruz? Ya da Rabbimizin deyimi ile NEREYE GİDİYORUZ?

Herkes yaşanan bu vahşetler karşısında donakalmış bir şekilde ne yapacağını ne edeceğini bilmez bir şekilde “İDAM İDAM” diye konuşmakta ve yazmakta.

İdam çare mi?

Bu gün idam Abd`de uygulanıyor ama sapkınlıkta Abd bir numara dakikada bir tecavüz vakıası yaşanıyor. Demek ki çözüm değil…

Peki çözüm ne? Sorusundan önce biz çözüm konusunda hakikaten samimi miyiz?

Bakınız bu sapkınlık kendiliğinden oluşmadı. Maddi refah seviyesi birden tavan yaparken, manevi gelişim yok olma tehlikesi ile karşı karşıya. Ceblerde para, internet, hevesler ve şehvet zirvede, sevgili adı altında rezilliğin biri bin para, maneviyattan yoksun devlet destekli kurslar, programlar almış başı gidiyor vs. vs.

Maddiyat ve maneviyat eşitlenmediği sürece bizler bu vahşetlere sadece lanet okuyacak ve Allah korusun sıranın birgün bizim evlatlarımıza gelmesini bekleyeceğiz. Ya o vahşetin kurbanı olacak veya sapkın olan bizim evladımız olacak.

Palu`da bir hafta da 3 kız çocuğumuz intihar girişiminde bulunmuştu diye bir köşe yazımda yazmıştım. Ama hiç kimse umursamadı. Biz umursamasak ta hayat affetmez. Önümüze Eylülleri ve Leylaların hazin sonu olarak karşımıza çıkar.

Açık söylüyorum kötülüğün ber taraf edilmesi konusunda samimi değiliz. Onun için idam naraları bana hiç inandırıcı gelmiyor. Kimse kendi dünyalık rahatını bırakmak istemiyor. Buradan haykırıyorum;

Vallahi öleceğiz ve uykudan uyanır gibi dirileceğiz. Hesap günü gelmeden, kendimize gelelim. Gençlik elden gidiyor. Gidenler bizim evlatlarımız. İmansızlık ateşinde gençlik cayır cayır yanıyor. Bu gün Tv ve internetlerde paylaşılan Eylül ve Leyla haberleri bu sapkınlık içinde olan gençleri daha bir heyecana getiriyor ve meşhur olmak, konuşulmak,  bu rezilliği işlemek için fırsat kolluyor. Onun için bu sapkınlıklar daha da yayılacak. Çünkü ben bunların ruh hallerini cezaevinde çok yakından müşahede ettim.

Daha kaç Leyla, kaç Eylül ölecek ki, harekete geçeceğiz. Gençlerimize sahip çıkalım. Allah korkusunu tattıralım. Devlet ise üzerine düşeni yapmalı ve manevi gelişim noktasında harekete geçmelidir.

Biz Palununsesi olarak elimizi taşın altına koyduk ve bu konuda Yurt dışındaki Hayırsever vatandaşlarımızın açmış olduğu Okuma Salonu ile yola koyulduk. Bu konuda tüm hemşehrilerimizden istirhamımız gelip mekanımız gezmeleri ve bu işte bizlere yardımcı olmalarıdır. Maddi ve manevi her türlü desteğe açıkça söylüyorum ihtiyacımız var. Gençlerimize okumayı ve cehaletle mücadele etmeyi şiar edindik. Sizlerde Palu için bir şeyler yapmak istiyorsanız kapımız sonuna kadar herkese açıktır buyrun gelin. Memleketimiz için ne yapabiliriz beraber oturup konuşalım. Bizler resmi gayr-ı resmi tüm oluşumlarla bu  işe varız.

Selam ve Dua ile…

foto
Yazar: Murat POLAT
YORUM YAPIN(üye olmadan da yorum yapabilirsiniz)
Yorumla
İptal