Zaman Ahiret İçin Çalışma Zamanı
Rahman ve Rahim olan Allah'ın adıyla…
Zaman Ahiret İçin Çalışma Zamanı

“O, hanginizin daha güzel amel yapacağını sınamak için ölümü ve hayatı yaratandır. O, mutlak güç sahibidir, çok bağışlayandır.” (Mülk: 2) Bu ayeti kerime bizlere, dünyada güzel işler yapma hususunda rekabet etmeyi sağlamak ve kimlerin Allah'ın emir ve yasaklarına uyarak daha güzel amellerde bulunacağını ortaya çıkarmak için hayatı ve ölümü yarattığını bildirmektedir.

Yüce Allah birçok ayetinde bizlerin dünyaya geliş amacını açıklamıştır. “Ben insanları ve cinleri ancak bana kulluk etsinler diye yarattım” (Zariyat 56) ayeti bunu en açık bir şekilde açıklıyor. Bu ve benzeri birçok ayet yaradılış gayemizi şekillendirmiş ve ahiret yurdunun güzelliklerine kavuşmak için rotamızı çizmiştir.

Hiç durmadan akıp giden zaman, tıpkı bir yere zorla götürülen çocuk misali, bizi istesek de istemesek de ahiret yurduna sürüklüyor. Bir annenin çocuğunu elinden sürükleye sürükleye götürmesi gibi zaman da bizi kaçışı olmayan bir yere sürüklemektedir. Her geçen gün dünya bizden nasıl uzaklaşıyorsa ahiret de bize o şekilde yaklaşıyor. Peki, neden bizden uzaklaşan bir hayata yapışıp kalıyoruz? Hani biz ahiret için yaratılmıştık? Kulluk kitabımız Kur'an-ı Kerim bizi Rabbimizin buyruklarını yerine getirme hususunda uyarır: “O halde Allah'a firar edin” (Zariyat 50) Fani olan dünya yurduna bu kadar emek neden? Hâlbuki zaman ahiret için çalışma zamanı değil mi? Dünya ahiretin tarlası değil mi? Ömür sermayesi batan her güneşle tükenmekte değil mi? Neden ebedi olan fani olana tercih edilir? Neden?

Resulullah (SAV) ümmeti hakkında boşuna endişe etmiyordu. Bir gün gelecek ümmeti dünyaya öyle bir meyledecekti ki ahiret hayatını unutacaktı. Bunun endişesiyle yaşıyordu rahmet Peygamberi. Ashabı öyle miydi? Ondan ayrı kalıp sözlerini işitemedikleri zaman “Biz münafık olduk” diyen bir topluluktu. Hâlbuki şu an maalesef öyle olmuş. Ümmet tamamen dünyevileşmiş, ahiret için çalışan çok az. Buna rağmen bu halden ne şikâyet eden var ne de pişman olan. Oysaki zaman ahiret için çalışma zamanı değil mi?

Ehli küfür her yerde durmadan çalışırken, çocuklar üzerinde, gençler üzerinde, kadınlar üzerinde oyun ve hileler geliştirirken ehli iman neden bu gaflet uykusundan uyanmaz ki? İllaki İlahi buyruk gökten şimşek gibi çakıp; defterlerin dürüldüğü, zamanın gök gibi yarıldığı, yıldızların döküldüğü anın mı gelmesi beklenir? Evet, bu ilahi emir bize göz açıp kapayıncaya kadar yakın. Peki, neden dünya ebedi kalacağımız bir mekâna dönüşüp ahiret inancımız zayıflamış?

Hani biz bir dizi imtihandan geçmek için yaratılmıştık? Yoksa soruları cevaplayacak kalemi mi kaybettik? Yoksa soruların cevaplarını içinde bulunduğumuz dünya nimetleri mi alıp götürdü? Yoksa soruların cevaplarının bulunduğu Kur'an-ı Kerim'den habersiz miyiz? O gün gelmeden önce azık heybemizi dolduralım. Çünkü her ölüm anidir ve bir gün bakacağız ki ensemizde. İşte o an geriye dönüş yoktur, vakit doldu, zil çaldı, süre bitti…     

Selam ve dua ile…

Arzu DEMİR

Kategori: KADIN VE AİLE
YORUM YAPIN(üye olmadan da yorum yapabilirsiniz)
Yorumla
İptal
-