Kız Çocuklarımız Okusun Ama...

Saadet SARITUNÇ

“Eskiler bir başkaydı!" tabiri kullanılır. Biz bu tabiri şimdiler de "Okumak" için kullanmaya başladık. “Eskiden üniversiteler de okumak bir başkaydı!"diye. Gerçekten eskiden üniversiteler de okumak bir başkaydı. Büyük mücadeleler verilmişti.

              Eskiden doğuda kız çocukları çoğunlukla ilkokul 5. sınıftan sonra okula gönderilmezdi. İlkokul mezunu olan kızlar genç kızlığa adım attıktan sonra kendileri için"ev kızı"tabiri kullanılır. Elinden kalem kitap alınıp yerine elişleri ve ev işleri metaryelleri verilerek en hamaratlı ev kızı en övülen olarak değerlendirilirdi. 

                  Bu durum ilköğretim 8. sınıfa kadar mecburi olunca biraz değişti. Bu defa kızlar, gençkızlığa adımlarını daha okuldayken atınca bu onları okula daha da bir bağladı. Okulu seven ve okuldan ayrılmak istemeyenlerin imdâdına o dönemler Türkiye de başlayan Açıköğretim lise proğramı yetişti. Lise de okula gidilmiyecek evde okula devam edilecekti. Sanki okula gitmek isteyen kızların duası tutmuş gibi veliler bu durumu mantıklı bulmuş ve kabul etmişlerdi. Bu durumda  kızlara okul yolu görünmüştü. Açıköğretimle liseye giden kızlara artık açıköğretim az gelmeye başlamış olacak ki, üniversiteyi örgün okumak için velilerin gönlünü yapmaları öyle çok zor olmamış. Ve doğuda ki genç kızlar artık üniversiteler de görülmeye başladı. Bu bir azmin zaferiydi.

               Gel gör ki, üniversiteler gençlerin kendilerini kabul ettirme ortamları olduğu için ilk defa evden uzaklaşan genç kızlar bir nevi kimlik arayışına girmiş oldular. Tabi doğulu bir ailenin kızı kolay kolay başını açamazdı. Ailesine yakışmadı. Hem taşıyamazdı.

                  Fakat aileyi düşünen genç kızlar maalesef dinlerini düşünmemiş oldular. Aileye yakışmayan şeyleri yapmayan kızlar dinlerine yakışmayan hallere girdiler. Kıyafetle başladılar. Önce başörtüleri küçüldü. Sonra vücut hatlarını belli etmeyen pardösüler daraldı. Yetmedi boyları kısaldı. Bu bir kimlik arayışıydı. Kendilerini çevresindekilere kabullendirip okumak için dinlerinden ödün veriyorlardı. Dünyalık adına kâriyer yapayım derken ahiretlerinden ödün veriyorlardı.

                 Evet, bir zamanlar" kızlarımız okusun "dediğimiz zaman bunu kastetmemiştik. Okusun ama müslümanca okusun! Okusun ama tesettürüyle okusun! Okusun ama bilinçli bir şekilde okusun! Okusun ama iffetiyle, terbiyesiyle okusun! Okusun ama İslâmî duruşuyla okusun! Okusun ama kendileriyle gurur duyabileceğimiz bir şekilde okusun! Dünyalarını mağrûr ederken ahiretlerinden olmasınlar istemiştik!

Paylaş: